transcendence

babylon'da balkan muzikleri esliginde koca koca adamlarla birlikte gobek attik, bir delikanli vardi danseden, onun yerinde olmayi cok istedim o kadar bütündü folklorikligiyle ve vücuduyla ve müzikle ve nesesiyle. kasap havasiyla halay cekerken -evet, babylon'da- de hissettim 'transcendence' duygusunu, ilerleyen saatlerde bazi anlarda da. sözlük anlamlari; üstüne çıkmak, faik olmak; geçmek, aşmak; üstün gelmek. ariyordum, ariyordum, sonra yarisma sarkilarimi - these foolish things, angel eyes, i put a spell on you- kaydedip babylon'a gittikten ve kasmayi birakip kendim olduktan sonra, flow'a karsi koymayi biraktiktan sonra, uzun zamandir aradigim birseyi buldum ve bulmus gibi bile davranmadim. devam ettim. there's no stopping the flow.

what of a morning
that brought the day so gently

Comments

Popular posts from this blog

Liddy's Nursery

Celebration of Life

eczane